Yeni reklam gördüm mü hiç kaçırmam. Bugün de yepyeni bir reklamdan bahsetmeden önce, "Reklam nedir?" üzerinde durmak istedim. Reklam dediğimiz sey artık alışageldiğimiz kalıpları kırmalı, bizi şaşırtmalı, düşündürmeli, sorgulatmalı. O kısacık 30 saniye ile 1:30 dakika arası sürede, belki bir film kadar etki bırakmalı ki konuşulsun. Cunku artık biz, bir eşyanın veya hizmetin bizim için ne yapacağıyla yetinmiyor, ondan çok daha fazla sey bekliyoruz. Aynı beklenti reklamda da var. Reklam artık bir ilandan, bir videodan ibaret değil. O bazen bir ambalaj, bazen bir heykel, bazen beklemediğiniz anda gökten drone'larla inen, bazen hayır bazen şaka yapan, bazen en sevdiğiniz dizinin ortasına yerlestirilmis bir sey. İşte tam da bu nedenle, reklam atlamak isteyeceğimiz, geçmek icin saniye saydığımız bir şey olmamalı. Reklam eğlendirmeli veya düşündürmeli ama bir amacı olmalı.
Samsung'un bu yeni reklamı da adeta esprili bir durum tespiti yapmış. İtiraf edelim ki, son dönemlerde hepimizin sürekli yaptığı ama nedenini bilmediğimiz bir sürü akım var. Sosyal medyanın bize dayattığı bir dolu fotoğraf akımları, hashtagler... Perşembeleri #tbt yapılır, pazarları #sundayfunday gibi. Peki biz bunları neden yapıyoruz? Aslında hiçbirimiz bilmiyoruz, kimse zorlamıyor bizi. Ama yapıyoruz.