YGS'ye günler kala üniversiteye gireceklere Ülker İkram'dan Üniversiteye Giriş dersleri! "Üniversite nasıl bir yer?" sorusunu, üniversite hayatını 4 profil fotoğrafından hareketle ironik ve komik bir şekilde anlatan; Youtube'da görür görmez kitlendiğim ama reklam olduğunu anlayamadığım çok hoş bir video. 1 dakikalık uzunluğuna çok şeyi sığdırılmış.
Hukuk, Tıp, Mühendislik ve İletişim fakültelerinin klişelerini yansıtmışlar.
Öncelikle, güzel bir kız kullanarak hemen dikkatleri üzerlerine çekmeyi başarmışlar. Tıp fakültesinin uzunluğunu, Mühendislikte kızların eksikliğini ve daha söyleyerek reklamın büyüsünü bozmak istemeyeceğim bir sürü espriyi eklemişler.
Bununla birlikte, göze batmayacak, can sıkmayacak bir şekilde her bölümün sonunda Ülker İkram'ı vurgulamayı da başarmışlar.
Hayır, yanlış gelmediniz! Profiterol tarifi vermeyeceğim, yine çok ilginç bir reklamdan bahsedeceğim. Profiterol de başka bir yazının konusu olsun artık... Ne yazık ki, ortadan yok olduğum sürede bu blogu bir yemek sitesine dönüştürmedim. Belki bir dahaki sefere, kim bilir?
Bugün size, bir buçuk dakikacık gibi kısacık bir sürede bir komedi filmi tadı bırakan, düşünülmüş, uğraşılmış, güzel bir senaryo ve usta oyuncularla hazırlanmış harika bir reklamdan bahsedeceğim.
Bu reklamın, Mert Fırat ve Cem Yılmaz gibi başarılı oyuncuların olduğu Maximum Kart reklam serisine ait olduğunu söylemem sizi şaşırtmayacaktır. Nitekim, Maximum Kart daha önceki reklamlarıyla başarısını kanıtlamıştı. Daha çok Cinemaximum sinema sahnelerinde film başlamadan önce görmeye alıştığımız bu reklamlar, her seferinde bizi güldürmeyi, hiç değilse tebessüm ettirmeyi başarıyor.
Merak etmeyin... Bu yazım da Hopi uygulaması üzerine olmayacak. Bu sıralar pek göremediğimiz yaratıcı reklamlardan bir diğerini daha konu edindim bugün. Vatan Bilgisayar'ın yeni reklamına denk geldiniz mi bilmiyorum ama son derece doğru ve ikna edici bir reklam olmuş.
Bu kez çok çok yeni, dumanı üstünde bir reklamla karşınızdayım!
Cem Yılmaz'ın başrolünde oynadığı İş Bankası reklamlarına ilk günden beri hayranım. Esprili reklam metinleri, Cem Yılmaz'ın başarılı oyunculuğuyla birleşince muhteşem işler çıkıyor ortaya. Buyrun izleyelim:
Bu serinin önceki reklamlarından parmak izi teknolojisi hakkındaki Parmak Kitabı (nam-ı diğer Feyzbuk reklamından bahsettiğim yazım için tıklayınız.)
İş Bankası'nın bu reklamı da diğerleri gibi oldukça eğlenceli. Bu yeni reklamda bir baba ile 'ergen' oğlunun hikayesi anlatılıyor. Baba bankalara güvenmediğinden olacak, oğlunun sünnetinden beri tüm altınları üstünde taşıyor. Bu halde otobüse binmekten pek rahatsız ama baba bunun da üstüne gidiyor ve "drama kraliçesi" denebilecek bir edayla otobüsün ortasında olay çıkarıveriyor.
Baba, aslında tam rezillik olan bu durumu, bir "gurur tablosu" olarak niteliyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse, "Yarın öbür gün bir ihtiyacın olduğu zaman 'fazla reşatı olan var mı?' mı diyeceksin?" esprisi beni gerçekten güldürdü.
Üstelik, altınları bankaya yatırın, diyen amcayla da alay edip: "Her otobüste bir Cem Yılmaz vardır." lafındaki espri de Cinemaximum reklamındaki Cem Yılmaz eprisinin bir devamı niteliğinde...
(Her sinemaya gidişimizde gördüğümüz o reklam da favorilerim arasında. Onun hakkındaki fikirlerim için takipte kalın :)
Reklamın devamında baba oğluna öğütler verirken çocuğun otobüste kalması, cimri babayı, oğlundan çok altınları için endişelendiriyor. Böylece belki de ilk kez altınları bankaya yatırmadığına pişman oluyor ve reklam amacına ulaşıyor. Reklamın son sahnesine Cem Yılmaz'ın bir şey düşürüp düşürmediğini kontrol ettiği sahnedeki küçük paranoya anı da yüzleri gülümsetmeyi başarıyor.
Bu noktada bazı 'hatalı' noktalara dikkat çekmek gerek. Bu reklamın gerçeklikten uzak düştüğü noktalardan biri, baba-oğulun sürekli üstlerinde taşıdıkları bu altınları kimsenin çalma girişiminde bulunmamış olması. Halbuki, haberlerde sürekli bu gibi suçlarla karşılaşmıyor muyuz? Reklamda 15 yaşında olduğu iddia edilen çocuk ise, biraz daha büyük olsa gerek.
Ayrıca, bu kadar boş, herkesin oturma imkanı bulduğu bir otobüs, özellikle İstanbul'da, eminim ki görülmemiştir.
Ama tüm bunlara rağmen, esprilerin orijinalliği ve başarılı bir oyunculukla bu reklam, televizyonda görmeye alıştığımız çoğu reklamdan çok daha kaliteli olduğunu kanıtlıyor.
Siz siz olun, hangi bankada olursa olsun altınlarınızı koruyun :)
Bu sefer, çok televizyon izleyen biri olarak ben bile ilk kez karşılaştığım için, görmemiş olduğunuzu düşümdüğüm bir reklamla karşınızdayım. Bu reklamları kaçırmak istemezsiniz!
Vestel'in "Türkiye Vestelleniyor!" sloganı altında tanıttığı, Vestel Venus adlı telefonu geniş billboard reklamlarından sonra bu kez de video reklamlarla tüketicilerin beğenisine sunuyor.
Anadolu Hayat Emeklilik'in bir süre önce çıkardığı Teyze/Amca reklamlarını kaçırmış olmanıza imkan yok! Jingle'ıyla hepimizin aklını alt üst eden ve kısa sürede hayatlarımızda yer edinen bu reklam gerçekten de dillerden düşmüyor. 39 saniye süren bu reklamın jingle'ı günlük konuşma dilimizde de yerini buldu. Esprilerimizin içine "bana amca/teyze dediler" cümlesini de katar olduk.
İş Bankası'nın parmak izi teknolojisini müşterilerine tanıştırmak için yaptığı reklam gerçekten çok komik! Zaten Cem Yılmaz'ın olduğu bir işin komik olmaması mümkün mü?